İstanbul Mahalleler Birliği İBB Önündeydi!

Mahalleler Birliği geçtiğimiz ay düzenlediği Ankara ziyaretinin ardından bu sefer de İstanbul Büyükşehir Belediyesi önündeydi.

Başakşehir, Beykoz, Beyoğlu, Eyüpsultan, Gaziosmanpaşa, Kadıköy, Küçükçekmece, Pendik, Sarıyer, Sultangazi, Şişli, Üsküdar ilçelerinden, İstanbul’un dört bir yanından Mahalleler Birliği üyesi yaklaşık bin mahalleli bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önündeydi. Mahallelerine dair yapılan planlarda söz sahibi olmaları gerektiğini, İBB’nin 6306 kapsamında riskli alan ilan edilen bölgelerde öncesinde İBB ve Japon kalkınma ajansı tarafından hazırlanmış 1999 tarihli JICA raporuna, 100 bin ölçekli çevre düzeni planına uygun hareket edilmediğini, 1984 tarihli imar affı kanunu uyarınca İBB’ye düşen görevleri yerine getirmediğini ve nihayet Belediye Kanunu 73. maddeyle ifade edilen kentsel dönüşüm süreçlerinin yaşayanların rızası alınmadan yapılmaması gerektiğini ifade ettiler.

Önce İstanbul Mahalleler Birliği’nden çeşitli mahalleler söz alarak kendi yaşadıkları hak arama süreçlerini özetlediler. İMB sözcülerinin yaptığı basın açıklamasının ardından mahalleleri temsilen oluşturulan bir heyet İstanbul Belediye Başkanı Mevlut Uysal ile görüşmek üzere belediyeye girdi.

Basın çıklamasının metnini sizlerle paylaşıyoruz:

 

BASINA VE KAMUOYUNA

Bugün buraya gelen Mahallelerimizin genişletilmiş heyeti üyelerine ve alaka gösteren basın mensuplarına teşekkür ediyoruz.

03 Nisan 2013 te Ankara ya gitmemizin, bugün burada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile genişletilmiş heyetimiz ile görüşmeye gelmemizin nedenleri;

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetkilerini bizlerin aleyhine rantçı emellere sakip olanların lehine kullanmasına itiraz ediyoruz. Halktan, haktan ve İstanbul’un çoğunluğundan yana yetkilerini kullanmasını istiyoruz.

Bizler, yıllardır İstanbul’un hayatında emek ederek, alınterimizle var olduk ve yaşadık. Ne devletin sırtına dayandık ne de dolandırıcılık yaptık.

Bizlere söz verenlerden sözlerini tutmalarını, bizlerin haklarını ve hayatlarını gözeterek kanuni düzenlemeler yapanlardan gereğini yapmalarını istedik. Siyasette içimizden insanlar hiç seçilmedi ki derdimizi kürsülerden anlatsınlar. Hep söz dinleyen verilen sözlere inananlar olduk.

ARTIK YETER ! diyoruz.

  • Planlama faaliyeti adı altında; yıllardır bibnbir emekle ve cefayla yarattığımız yerleşimlerimiz ve hayatlarımız, rantçılar için heba edimekten vazgeçilmelidir. Her tür planlama faaliyeti, konusu olan alanlarda yaşayanların etkin katılımı sağlanarak ve rızaları temin edilerek yapılmalıdır.
  • İdarelerce, 6306 sayılı kanun kapsamında, riskli alan ve rezerv alan kararlarını bilimsel esaslara dayalı olarak belirlenerek öncelikli bölgelerden başlatılmalıdır. Bugün durum böyle değildir. İstanbul’da riskli Alan ilan edilen yerlerin hiç biri ( Pendik/ Batı, Sarıyer/ Fatih Sultan Mehmet- Derbent, Üsküdar– Kirazlıtepe, Gaziosmanpaşa/ Yıldıztabya- sarıgöl- Karayolları- Pazariçi- Mevlana,Eyüpsultan/ Akşemsettin- Çırçır SULTANGAZİ- Cumhuriyet, BEYOĞLU- Keçeci piri- İstiklal- Piripaşa- Kaptanpaşa, Fetihtepe,  KADIKÖY- Fikirtepe,) İstanbul Büyükşehir belediyesinin bilimsel esaslara dayalı olarak 1999 depremleri sonrasında hazırladığı  Deprem master Planın da- JICA Raporun da- 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planın da deprem riski nedeniyle öncelikle dönüştürülmesi gereken alanlardan değildir. Öncelikli yerler belli olduğu halde, İBB neden sessiz kalmaktadır ?
  • Kentlerimizdeki yaşam kalitesini düşüren, trafik, gürültü ve çevre kirliği yaratan, halk sağlığını yaydığı asbest vd. zararlılarla tehdit eden kontrolsüz inşaat uygulamalarına son verilip, kentlerimizi şantiyeye, sokaklarımızı hafriyat kamyonlarının yarış pistine çeviren uygulamaların kontrol altına alınmasını, yapı yıkımlarının yaşandığı yerlerde halk sağlığı ve güvenliğini korumaya dönük  mevzuatımızda yer alan hükümler dikkate alınmadan ‘ asbest- toz ve trafik risklerine’ maruz bırakılarak gerçekleştirilmemesini. Yıkımın ruhsatlandırılması ve hafriyatın taşınma sürecinde gerekli ölçümlar yapılmadan, diğer sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınıp-alınmadığı denetlenmesini, acısı yıllar sonra maruziyet yaşayanlar bakımından tedavisi zor kronik hastalıklar olarak geri dönmesini istemiyoruz.
  • 1984 yılında çıkarılmış 15 Mayıs 2018 tarihinde yürürlükten kalkacak olan, 2981 sayılı kanunun kaldırılması TBMM tarafından 5 yıl ötelenmiştir. 33 yıldır uygulaması yapılmamış yerleşimlerin gözetilerek; Uygulama süreçlerinin tamamlanması için arazilerin yerleşimcilere devri esasıyla çalışmaların yapılmasını. İlçe Belediyeleri tarafından başlatılmış olan süreçlerin siyasi parti ayrımı gözetmeksizin desteklenmesi ve hızlandırılması, bu kanunlara dayalı haklar hak sahiplerine teslim edilmeden 2981-4706-775 sayılı kanunlara tabi alanlarda “kentsel yenileme, kentsel dönüşüm” v.b. uygulamalara girişilmemesini, Sarıyer belediyesi tarafından dava açılması durumunda kalınan, Islah Planlarında davadan vazgeçilerek, hızla İBB Meclisi gündemine alınarak kabul edilmesini, İSTİYORUZ..!
  • Belediye Kanunu 73.madde kapsamında ‘kentsel gelişim ve dönüşüm alanı’ ilan edilen yerleşimlerde yaşayanların rızaları alınmadan bu kararların alınmamasını, ilan edilmiş yerler bakımından kararın kaldırılması ya da yaşayanların rızası şartının yerine getirilmesi yönünde denetime tabi tutulması,

       İSTİYORUZ….

İSTANBUL MAHALLELER BİRLİĞİ

İSTANBUL / Sarıyer: Kocataş – Çayırbaşı – PTT Evleri – Kazım Karabekir Paşa – Cumhuriyet – Ferahevler – Derbent – Emirgan – Pınar – Poligon – Sarıdağ – Reşitpaşa – Hisarüstü – İstinye / Gaziosmanpaşa: Karayolları – Yıldıztabya – Sarıgöl – Mevlana – Pazariçi / Eyüpsultan: Akşemsettin- Çırçır / Başakşehir: Bayramtepe  / Küçükçekmece: Cumhuriyet- Yarımburgaz  Kadıköy: Fikirtepe / Pendik: Batı- Kavakpınar- Harmandere / Beykoz: Çiğdem- Tokatköy / Üsküdar: Kirazlıtepe- Kuzguncuk- İcadiye / Sultangazi: Cumhuriyet- Habibler- Uğur Mumcu / Beyoğlu: Piyalepaşa, Keçecipiri, Fetihtepe, Kaptanpaşa, Piripaşa, İstiklal (Hacıhüsrev) / Şişli: Mahmut Şevket Paşa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*